Finlandiya

Finlandiya’yı Anlamak

Finlandiya’ya gelmeden, bu ülke ile ilgili kulaktan dolma birçok şey duyarsınız. Türkçe ve Fincenin aynı kökten geldiği bile yıllardır söylenegelir. Bu ve bunun gibi bilgilerin detayının  gelip yerinde görmeden zihnimizde oturması mümkün değildir.

Havalimanına indiğinizde ilk şoku Suomi kelimesiyle yaşarsınız. Neredeyse tüm dünya ülkeyi Finland olarak adlandırırken halk ülkesini Suomi olarak adlandırmaktadır.

Finlandiya’ nın etimolojik açıklaması ilginçtir. Sanılanın aksine Finn, Latince bir kelimeden gelmez. İlk defa Romalı tarihçi Tacitus tarafından bu bölgede yaşayan avcı, toplayıcı ve balıkçı halkı betimlemek için kullanır. Tanımlamak istediği avcı, balıkçı birazda gezgin ya da göçebe bir topluluktur.  Sonra zaman içinde Fenni ve Finni kelimeleri gene aynı anlamda bu yöre halkını belirtmek için sıkça kullanılmaya başlar. Bölgeyi ifade eden Land kelimesi ise bir çok ülkeyi ifade ettiği gibi Proto-Germanik bir sözcüktür ve topraklar anlamında günümüzde de bir çok dile geçmiş durumdadır.

Ancak yerel dilde bölgede yaşayanların kendilerini ifade etmek için kullandıkları Suomi kelimesi, bataklık arazilerden oluşan ülke anlamına gelmektedir. Biz halkına Finli derken onlar kendilerine Suom derler.

Suomi bu ülke dilinde hem ülkenin hem de konuşulan dilin adıdır.

İlginç bir dil olan Fin dili, Ural dilleri içinde Fin-Ugor ailesinin bir üyesidir. Bu dil grubunun diğer üyeleri Macarca ve Estoncadır. Türkçemiz ise Ural dilleri içinde Altay dil grubunun bir üyesidir. Fin-Ugor ve Altay dilleri komşu olup bazı aynı yapısal özellikler içerse de Türkçe ve Fince nin aynı kökten geldiğini ispat etmeye çalışmak büyük bir fanteziden öteye gidemez.

Ülkedeki iki resmi dilden Fince yani Suomi dilini halkın yüzde 95’i, diğer resmi dil İsveçce’yi ise halkın yüzde 5’i konuşmaktadır.

Ülkede yaşayan en ilginç etnik grup kendini Sami olarak adlandıran ya da bizim de bildiğimiz uluslararası genel kullanılan isimleriyle Laponlardır. Bu halk, İsveç, Norveç ve Finlandiya’nın kuzey bölümünde kutup dairesi civarında yaşar. Bugün nüfusları yaklaşık 100 bin civarındadır ve bölgeye St. Petersburg’un kuzey doğusundaki Onega ve Ladoga göllerinin civarından göçtükleri tahmin edilmektedir.

Geyik çobanlığı ve avcılığı ile hayatlarını sürdüren bu halk kendini Sami olarak adlandırmakta ve yabancıların kendileri için kullandığı Lapon kelimesinden hoşlanmamaktadır. Rusça Lop kelimesinden geldiği düşünülen Lapp kelimesinin varsayılan iki anlamından biri “Bilinmeyen Topraklar”, diğeri ise Sami’lerin parça parça renkli kıyafetleriyle dalga geçen onların sevmediği “Yamalı” anlamıdır.

İsveç Krallığı döneminde özellikle animist dinlerinden vageçip Hristiyanlığı kabul etmeleri için zorlanan, dillerinden vazgeçirilmeye çalışılan Samilerin 1956 yılından beri kendi dillerinde eğitim öğretim ve dinsel özgürlükleri için mücadele eden devlet tarafından kabul edilmiş bir konseyleri vardır.

Finlandiya’ya gelmeden din konusuyla ilgili Hristiyan oldukları fikrinden daha fazla fikrimiz olmasa da, geldikten sonra ister istemez kendimizi Hristiyanlık ve mezhepleriyle ilgili biraz daha bilgilenmek zorunda hissederiz.

Evet Finliler Hristiyandır ancak Protestan Hristiyan’dır ve Evanjelik Luteran mezhebindendir. Hristiyanlığın, 15. Yüzyılın sonu 16. Yüzyılın başında önderliğini Alman Martin Luther King ve Fransız Jean Calvin’in yaptığı bazı din adamları tarafından eleştirilmeye başlaması dönüm noktasıdır. Eleştirilen ortak noktalar kilisenin para toplayıp zenginleşmesi, Papa’nın tartışılmaz iktidarı ve İncil’in sadece Latince okunması zorunluluğudur. 16. Yüzyılda birbirine benzeyen bu fikirler etimolojik olarak Protesto etmekten gelen Protestanlık olarak adlandırılmış, kendi fikirleri etrafında yandaş toplayan Martin Luther ve John Calvin’in isimlerine mal edilip öğretileri Luteranizm ve Calvinizm olarak adlandırılmıştır.

Martin Luther’in savunduğu ve taraftarlarının takip ettiği felsefe ağırlıklı olarak dinin Tanrı ile kişi arasında olduğu, papanın bir üstünlüğünün olmadığı ve kurtuluşun kutsal metinlerle olduğu felsefedir. Kurtuluş kutsal metinlerde olduğu için herkes kutsal metinleri ana dilinde okuyabilmelidir.

Evanjelik kelimesi etimolojik olarak Yunanca iyi haber, müjde anlamına gelen Evangelion kelimesinden türemiştir. Aslında Hristiyanlık inancının temel fikirlerini anlatan 4 temel İncil yazarı: Matta, Markus, Luka ve Yuhanna için kullanılır. Ancak Prusya’da 1817’de kurulan Protestan birliği, Lutheran Protestanları temsil edecek şekilde Evanjelik terimini kullanmaya başlamış ardından da tüm Protestan kiliseleri temsil edecek şekilde bir kullanış yaygınlaşmıştır.

Finlandiya hakkında diğer yazılar için tıklayınız